İngilizce Türkçe Online Sözlük, English Turkish Online Web Dictionary, free online dictionary, turkish translation, turkish english, turkish dictionary, online dictionary, dictionaries, çeviri, tercüme, glossary, glossaries reference guide
    Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap

TEMEL, KOLAY, PRATİK İNGİLİZCE KONUŞMA CÜMLELERİ ve ÖRNEKLERİ

Tanışma | Temel Sözcükler | Ulaşım | Alışverişte | Otelde | Dışarıda Yemek | Yeni Arkadaşlar | Günler ve Aylar
Ana Sayfa | Bilişim Terimleri Sözlüğü | Mustafa Kemal Ataturk's Life, İngilizce Atatürk'ün Yaşamı


Simple Present Tense | Present Continuous Tense | Simple Past Tense | Past Continuous Tense | Present Perfect Tense | Present Perfect Continuous | Past Perfect Tense | Future Tense | Sıfat Karşılaştırmaları | Irregular Verbs | Used to | Should / Shouldn't | Too / Enough | İngilizce Atasözler | İngilizce Deyimler | Ulusal ve Yerel Gazeteler | İngilizce Gazeteler | Dergiler
İngilizce En Çok Kullanılan Kelimeler Listesi | İngilizcesi Nedir? | Yabancı Dil Öğrenmenin Püf Noktaları
Babylon Bedava Sözlük Programı İndir | Online Sözlük Sitesi

İngilizce - Türkçe Sözlük, English - Turkish Dictionary (Translation), İngilizce <-> Türkçe Tercüme, Çeviri
İngilizce - Türkçe Sözlükte Kelime Ara ( Search word in English - Turkish Dictionary)
Sözlük:
Kelime:
 

Not: Türkçe->İngilizce aramalarda Türkçe fiil aratacaksanız mastar ekleri(-mek, -mak) kullanmayınız.

Too / Enough Kullanım Örnekleri

-Too

too+sıfat

too: çok fazla,aşırı
too big: çok büyük
too expensive: çok pahalı
too far: çok uzak

Örnekler:

A: I can't read.

A: It is too dark to read.

(Okunmayacak kadar karanlık.)

 

A: Let's go to the cinema now.

B: No, we can't.

A: Why not?

B: It is too late to go.

(Gidilmeyecek kadar geç.)

 

-Enough

sıfat+enough

enough: yeteri kadar
tall enough: yeteri kadar uzun boylu
cheap enough: yeteri kadar ucuz
beautiful enough: yeteri kadar güzel
 

Örnekler:

A: Can your brother talk?

B: Yes. He is old enough to talk.

(Konuþabilecek kadar büyüdü.)

 

A: Shall we buy this car, Dad?

B: No, we can't buy it.

A: Why?

B: I am not rich enough to buy it.

(Onu alacak kadar zengin deðilim.)



İngilizce Ders Kaynağı: www.ingilizce.tk



eXTReMe Tracker